19 Şubat 2017 Pazar

ÇOCUKLUK EĞLENCEM / SORU 2

     Hayalperest bir çocuktum ben , mucizelere inanırdım, sanırım hala biraz öyleyim. Deterjan kutularının kapaklarını özenle açar, ki o zamanlar karton kutularda satılırdı çamaşır deterjanları, içlerinden bir şeyler çıkmasını beklerdim, öyle ya o kadar karton katının arasında bir şeyler saklanmış olmalıydı. Kilimlideyken bahar geldiğinde mahalledeki arkadaşlarımı toplayıp iksir yapardım. İksir yapmak için gerekli malzemeler: Yeni çiçek açmış erik ağacı çiçeği, boş bir kova, biraz su, bir parça ağaç kabuğu:) Bunları karıştırıp kaynatırdık. Bir gün ateş yakmaya çalışırken yakalandım, iksir günlerimin bitişi böyle oldu. Tebeşir ya da beyaz taş bulup yerlere Şirinlerin mantar evlerini çizip Şirincilik oynamak. Şimdi hatırlıyorum elebaşı olmak keyifliymiş:)) Amcamın Teksas, Tommiks vb. çizgi romanlarına geçiş yaptım sonra, okuma alışkanlığım öyle başladı. Bir de Gırgır dergisi, amcam alırdı, çok keyifle okurdum. Avanak Avni en sevdiğim karakterdi. Babam her ay İş Bankasının çocuk dergisini alırdı, onu okumak da çok keyifliydi Cin Ali, Ayşegül serisi, Ten Ten, içinden kağıt kıyafetler çıkan karton bebekleri giydirmek, pazarları kovboy filmi izlemek, mahallenin çocuklarına abuk sabuk korku hikayeleri anlatmak hobilerim arasındaydı. Sonra tren raylarında yürümek, pazar yerinden boncuk toplamak, yolda bulunan demir parçalarını eskiciye satıp bakkala dadanmak da var. Bir de müzikal filmler izlemek, hala beklerim, bir gün sokaktan geçerken açılan pencerelerden konfetiler yağar ve tüm mahalle halkı hep bir ağızdan şarkı söylerler, sokakta dans ederek yürürüz. . Astronot olmak da hayalimdi, yıldızları izlemeyi severdim, hala da severim. Bir uzaylıyla iletişim kurma ümidiyle bakılan gökyüzü:) Babamla gittiğimiz voleybol maçları da en büyük keyiflerimden biriydi. İlkokula başladıktan sonraki en büyük hobim herkesi toplayıp eve getirmekti, o kadar uzun sürdü ki en sonunda öğretmenim bunu yapmamı yasakladı,annem illallah etmişti, parti vermeyi seviyorum:)) Sonrasında biraz çabuk büyüdüm sanırım, çok sokağa çıkmaz oldum, evde kitap okumaya devam. Yorgan altında fenerle kitap okuduğum çok olmuştur, malum ertesi gün okul var erken yatmak lazım. Sanırım pek sokakla aramın olmamasında dört kardeş olmamızın da etkisi büyük. Onları organize edip tiyatro ve kukla gösterileri yapardım, izlemek mecburi:) Öykü dinletileri ve kasete çekilen amatör radyo programı yapmak, değişik şeyler karıştırıp yemek yapma, reçel yapma denemeleri, bir keresinde az daha evi yakıyorum:) Dönüp bakınca, olumlu olumsuz bir çok anı olsa da, kendime göre güzel bir çocukluk geçirmişim. Özlüyorum...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder