22 Ağustos 2014 Cuma

İZLEDİM, BEĞENDİM, TAVSİYE EDERİM...



Çok keyif alarak izlediğim bir film Yi Yi. Bir aileyi, aile fertlerinin pişmanlıklarını, kendini aramayı anlatan insan hallerine dair izlenesi bir film. Tayvan-Japon ortak yapımı.


-Baba, senin gördüğünü ben göremem. Benim gördüğümü de sen göremezsin. O halde, senin ne gördüğünü, nasıl bilebilirim?
 -Güzel soru, bunu hiç düşünmemiştim. İşte bu yüzden kameraya ihtiyacımız var. İster misin peki?

 -Baba, gerçeğin sadece yarısını mı bilebiliriz?
 -Ne, anlamadım?
 -Sadece önünü görebilirim, arkadakini göremem. Böylece gerçeğin sadece yarısını bilirim, değil mi? 
















Noodle üzerine, Japon yemek kültürü üzerine çok eğlenceli bir komedi filmi, çok sevdim:)



















Çok içime oturdu film, sonu öyle olmasaydı of of...
you tube dan müzik dinlerken  Mozart'ın Raquiem adlı parçasına rastlayıp aşık olan sorunlu, uzlaşmaz Katrina'nın hayatı, acı ama güzel bir film.





















20 kısa filmden oluşan Paris övgüsü. Çok keyifli, her filmi ayrı sevdim, her yönetmen kendi tarzını ortaya çıkarmış ama film tek bir bütün olmuş akıyor.




















Listeye bir de anime ekleyeyim. Çizimi güzel, öykü güzel akıyor, izlenesi bir anime film, anime candır:)




11 Ağustos 2014 Pazartesi

HEY KAPTAN, BİZİM KAPTAN...

iyi yolculuklar....
Robin Williams
Ölü Ozanlar Derneği

YOLCULUK, NİŞAN, BAYRAMİÇ, MUTLU GÜNLER

Göktuğ ve benim ikinci uzun otobüs yolculuğumuz oldu bu ziyaret, ilk yolculuk kardeşimin yanına Afyon Basmakçıyaydı, yolları seviyorum, yolda olmayı, gezmeyi, yeni yerler görmeyi :)
Göktuğ doğduğundan bu yana onu bir yere götürmekten hiç çekinmedim, gittiğimiz her yere geldi, hatta canım her sıkıldığında dışarı attık kendimizi, yollarda dolaştık, kafelerde oturduk, parklarda oynadık, bu ara favori mekanımız deniz ve kumsal. Onu bir yere bırakıp gezme fikrini hiç sevmedim, O da alıştı dışarda olmaya hasta, huysuz olmadıktan sonra keyifle geziyoruz:)                                            





Giresun'dan yola çıkınca Samsun yolu bitene kadar evimdeymişim hissi devam eder, ne zaman Samsunun çıkışı görürüm o zaman yolculuk başlar benim için.
 ( fotoğraf: Samsun sahili )







yolculuklarda sevdiğimiz oyuncaklarımız, boyalarımız ve diğer ekipmanlarımız yanımızda, oyun olsun gerisi kolay:)















yeni bir yuvanın ilk adımları... sağlıklı, mutlu, huzurlu inşallah...

















Bayramiç çok şirin bir ilçe, çok sevdim oraları, yeşil, ferah, huzurlu. Nişan günü hazırlık için dışarı çıkınca bir baktım pazar kurulmuş, her yer mis gibi meyveler, çeşitli otlar ve yerel ürünler dolu, ama fazla gezemedim yol üstünde ne varsa hepsinde aklım kalarak bunları toplayabildim, kekik, adaçayı, ıhlamur, kuru incir, bakla...


                                                                                                        






yolculuklarda değişik ürünlere rastlayınca alıyorum, açıkçası bu çaylardan beklentim büyüktü ama olmadı işte.

















bu güzelliklere de başka bir dinlenme tesisinde rastladım, çok şirinler, kupa koleksiyonuma eklendiler :)

















gittiğim yerlerde en sevdiğim şeylerden biri kırtasiyelere girmek, aslında sevdiğim eski dükkanlar, belki biraz izlediğim filmlerdeki gibi yerler görebilirim beklentisi :) beklendiği gibi olmasa da yine de değişik ürünlere rastlıyorum...









5 Ağustos 2014 Salı

YAZ GÜNLERİ EN TATLI HAYALLER GİBİ GEÇTİ

Saat 04:21, dışarıda mis gibi bir yağmur, gök gürlüyor arada,kaç gündür nemden uyuşan bedenlere ne güzel geldi, hafifledim, başımdaki uyuşma geçti, ezan okunuyor ferah ferah, Yeditepe İstanbul izliyorum 35. bölüme başladım, müzikleri bu kadar kasvetli miydi ya da neden böyleydi bir oraya takıldım, hikaye nefis, hani insanlar dertli ama hep umutlu, müzik geriyor insanı.
Bu aralar denizde geçiyor vaktimiz, Göktuğ çok seviyor kumsalı, kumda oynuyor, yüzüyor, hamakta uyuyor, kek yiyor, armuta sardı bu ara falanlar felanlar :) Ben de onun sevinçlerini izleyip mutlu oluyorum. Başka insanların mutluluklarına sevinirim, mutlu etmeyi de severim mutluluğum olur, ama Göktuğ da başka, daha mı içten desem değil aslında sadece daha çoşkulu belki, belki daha masum, belki daha sevecen, anne olmak çok ilginç bi durum:)






kumsalda kahve ayrı keyifli:)






sonra denizde yorulan Göktuğ 3 saat kadar uyur, ben de açık havada kitap okurum, içim açılır...

















sonra bu güzel anne-kız bizi kahvaltıya çağırır, hava güzel, balkon güzel, kahvaltı nefis, çay leziz, sohbet hepsine bedel, şükürler olsun, böyle güzel insanlar var...