24 Ekim 2008 Cuma

KÖFTECİ İSMAİL

Merhaba arkadaşlar. Bu gün size Giresun'dan güzellikler sunacağım. Haydi iyi geziler:-))))

İsmail amca namı diğer Köfteci İsmal'deydim geçen gün. Çok güzel ve şirin bir lokantadır. Harika yemekler yaparlar ve insanın ne görse yiyesi gelir:-))) Çekim yapmama izin verdiler saolsunlar. Giresun'a bir gün yolunuz düşerse mutlaka uğrayın, pişman olmazsınız...

İsmail amca aşçılığa 1960' da başlamış, 1980' de de resmi bir kurumdan emekli olmuş. Daha sonra mesleği oğluna devretmiş ve kendi aile lokantalarını açmışlar. Oğlu Mehmet Yavuz ve gelini Arzu Yavuz işletiyorlar dükkanı, İsmail amca da onlara destek oluyor. Her çeşit yöresel yemek, balık, köfte ( ki köftesi ayrı meşhurdur buranın ) bulabileceğiniz bir lokanta.

İsmail amca kırmadı beni ve bu güzel pozu verdi... Arzu abla... Ellerine sağlık nefis yemekler yapıyor ve daha aşçı olmadım diyecek kadar da alçak gönüllü...
Oy oy... Hepsi bir arada.
HAMSİ PİLAVI ( tarif Arzu abladan )
Hamsi
Pirinç
Soğan
Sıvı yağ
Karabiber, maydanoz ( bol ), kuş üzümü, tuz, nane, kırmızı biber...
Hamsiler güzelce yıkanır, ayıklanıp kılçıkları çıkarılır. Diğer tarafta sızı yağda küçük küçük doğardığımız soğanlarımız pembeleşir, ayıklayıp yıkadığımız pirinç ve baharatlar eklenerek harman yapılır ve üzerine çıkacak kadar su koyup pilav kıvamında lapa olmada ( bu çok önemli ) pişirilir. Hamsiler bir kaba iç kısımları yukarda olacak şekilde sık dizilir, pilav içine dökülüp yerleştirilir ve üstü hamsiyle kaplanır. üzerine yağ gezdirilir. Hamsiler kızarana kadar kızartılır. Afiyet olsun. Pilavdan bir kesit...
Bir dilim almaz mıydınız?
HAMSİ KIZARTMASITURŞU KAVURMA ( FASÜLYE )
MANTAR KAVURMA
KİRAZ TUZLUSU KAVURMASI
PANCAR ÇORBASI
SIRGAN YEMEĞİ ( tarif Arzu abladan )
Sırgan toplanır, yıkanır, haşlanıp blandırda iyice ezilir. Bir tencereye konur, üzerine buğday unu konup ( sırgan miktarına göre, koyulaşması için olduğundan fazla koymamak gerekiyor ) pişirilir. Başka bir kapta tereyağı, sarımsak, soğan ( isteğe bağlı ), pırasa sapı ( isteğe bağlı ) kavrulur , sırganın üzerine dökülüp karıştırılır. Afiyet olsun...
YEMEKLERDEN GENEL GÖRÜNÜM
Bir de Sargan Diblesi tarifi verdi Arzu abla, ki bunu ben hiç duymamıştım. Sargan bir balık çeşididir. Aynı şekilde pişirilip Hamsiden de bu dibleyi yapabilirsiniz...
SARGAN DİBLESİ
Sargan balığı haşlanır ve kılçığı çıkarılır, küçük küçük didiklenir. Pancar yıkanır ve diblelik ( çok minik ) doğranır. Bir tencereye konur, sargan balığı tam pancarın ortasına yerleştirilir ve üstü pancarla kapatılır. Kırmızı köy biberi ( acı biber ) konur, bir soğan ( küçük doğranmış ) tuz, az su ve yağ eklenip pişirilir. Pişmeye yakın baka bir kapta eritilmiş tereyağı üzerinde gezdirilir. Afiyet olsun...
Maharetli eller mutfakta...
Lokantadan görünüm... Servis elemanı Yasin Küçük...
Evet gezimiz şimdilik bu kadar, bir ara pişirdiklerinde Sargan Diblesini de sizin için fotolayacağım arkadaşlar. Herkese iyi haftasonları diliyorum.Sevgilerimle...

23 Ekim 2008 Perşembe

ÇAY VE KURABİYE...

Merhaba arkadaşlar... Dün rahatsızlandım ve giremedim bloglara. Mesaj bırakan tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Güzel yazılarınızı Aslı'ya ileteceğim, bu arada yazmayı unutmuşum sevgili Aslı Geometri Öğretmeni aynı zamanda, o kadar işinini arasında yapmış tüm bunları, tekrar ellerine sağlık diyorum arkadaşıma...

Bana bıraktığınız mesajla için uzun zamandır geri dönemiyorum, kusura bakmayın olur mu. İşlerimiz yoğun, o nedenle ancak blogları ziyaret edip sizin yaptıklarınıza mesaj bırakabiliyorum, kendiminkilere zamanım kalmıyor, ihmal ediyorum sanmayın lütfen...

Dün evdeydim, migren muhabbetinden kilitlendim, ancak akşama doğru kendime geldim ve bişeyler yapayım dedim.

Bu kurabiyelerin tarifini Sevim'in Sayfası'ndan aldım. Gerçekten harika bir tarif, mutlaka deneyin derim. Arkadaşımın ellerine sağlık. Kahve yanında harika oluyor kurabiyeler. Ben sadece unu 1.5 bardak koydum. Tarifi aynı aktarıyorum...

KAHVELİ KURABİYE

Malzemeler:
125 gr margarin
yarim bardaktan az pudra sekeri
1 tatli kasigi kabartma tozu
1 paket vanilya.
2 tatli kasigi nescafe (yarim tatli kasigi su ile eritin)
1 tatli kasigi kakao
1 su bardagi tepeleme un

Hazırlanışı:
Yumusamis margarini pudra sekeri ile krema haline gelene kadar karistiriyoruz
diger malzemeleri ekleyip yumusak bir hamur elde edene kadar yoguruyoruz(eger hamur civik olursa 1 veya 2 kasik un ekleyebiliriz)
hamurumuz istenilen kivama geldikten sonra oval olarak yuvarliyoruz
ortasina bir kasik yardimiyla kahve sekli veriyoruz
180 derecede önceden isitilmis firinda kurabiyelerimizi pisiriyoruz. Afiyet olsun...

Artistik resimler çekelim dedim:-)))
Kurabiye resmi geçidi :-))))
Bu harika tatlı da Kibele Sofrası Banu'dan. Çok enfes bir tarif, bunu da mutlaka deneyin derim arkadaşlar. Sevgili Banu'nun ellerine sağlık. Tarifi aynen aktarıyorum. Ben sadece ceviz yerine haşhaş koydum süslerken...

BAL PARMAK

Malzemeler:
1 yumurta
125gr. erimiş margarin
1 vanilya
1 kabartma tozu
yarım su bardağı şeker- ( pudra şekeri ekledim)
aldığı kadar un

şurubu için:
3 bardak şeker
3,5 bardak su
birkaç damla limon

üzeri için:
1 kase irmik
süslemek için:
hindistan cevizi ve döğülmüş ceviz

YAPILIŞI:
Erimiş margarini,pudra şekerini, yumurta ,kabartma tozu,vanilya ve aldığı kadar unu (kulak memesi kıvamında) ilave edip iyice yoğurun.cevizden biraz iri alın. Parmak şekli verip kasedeki irmiğe bulayıp yağlanmış tepsiye dizin.Önceden ısıtılmış 170 derece fırında çok kızartmadan pembeleşince fırından alıp soğutulmuş şerbeti tatlıların üzerine dökün.Bir gece önceden yapılıp dinlendirilirse daha da lezzetli oluyor..Üzerini hindistan cevizi ve ince dövülmüş cevizle süsleyin.Afiyet olsun..Topluluk fotoğrafı :-)))
Bir de karnıbahar pişireyim dedim, hep tatlı olmaz dimi... Klasik zeytinyağlı tarifi, o nedenle yazmıyorum.

16 Ekim 2008 Perşembe

GECEYE KARŞI MÜDAFAA

Bu adam ölmüştür ama,
Düşmedi toprağa henüz vakit.
Hayatını devrettik ağaçlara
Kalbi kimlere ait.

Bu adam ölmüştür ama,
Başucundan ayrılamadık.
Sonsuz kederinde gecelerimizin
Nedendir hala bu beyazlık.

Bu adam ölmüştür ama,
Henüz durmadı nehir.
Ve nasibi muhteşem kuşlar gibi
Onu götürebilir.

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA...

15 Ekim 2008 Çarşamba

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı kaybettik. Şiirimizin son çınarını kaybettik. Allah rahmet eylesin...
Türk edebiyatının ustası, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca 98 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Fazıl Hüsnü Dağlarca 26 Ağustos 1914 İstanbul doğdu. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey'in oğludur, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamladı (1933). 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da Kitap kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. (Ocak 1960-Temmuz 1964). İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan "Yavaşlayan Ömür" adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından 'En iyi Türk Şairi' seçildi.
Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmedi. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmadı. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: "Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir." (Radikal)

GİRESUN'UN İÇİNDE İKİ SOKAK ARASI

İki gündür bu türkü dilimde, dinlemedim de yakında ama aklımda takıldı kaldı söyleyip duruyorum:-))) Sözlerini sizinle de paylaşayım dedim.... Türkünü sözlerinini tamamına burdan eriştim, çok güzel bir site.

Giresun'un İçinde İki Sokak Arası
Giresun'un içinde iki sokak arası
Altı kurşun attılar üç de bıçak yarası
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa

Giresun'un içinde yeşil fındık bahçası
Vurdular Feridemi yere düştü bohçası
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa

Giresun'un içinde gezerim yali yali
Feridemi vuranın çekilir mi vebali
Vuruldun düştün yere gidemedin uzağa
Ne edelim Feridem düşürdüler tuzağa

Ali Osman Özyakupoğlu
Giresun


Musa Eroğlu kaynak olarak Yaşar Turna'yı verirken, İbrahim Can Ali Özyakupoğlu'nu gösteriyor. Fuat Saka ise türkünün söz ve müziğinin Mustafa Küçük'e ait olduğunu vermektedir. 1989 yılında Azize Gürses tarafından derlenmiştir.

( Bilgiler türküdostları.net'den alınmıştır )