20 Eylül 2008 Cumartesi

MİSLER GİBİ...

Günaydınnnnnnnnnnnnn. Efenim yine bir pazar seferimden resimler.-)))) Bu mis gibi mısır ekmeklerini görmek istersiniz diye düşündüm... Oy oy...Sevgili amcam poz vermek istedi, elindeki de halis muhlis kendi ürünü yayla pancarı...
Ve marullar...
Bizim pazarda yufka bile olur, mis gibi açıp kurutmuşlar, tertemiz, afiyetle yenir...
Yayladan mis gibi mantar tuzluları...
Bu da püsküllü mantar, ağaç kökü gibi bir görünümü var, diğer mantarlara benzemiyor ama tadı onlar kadar nefis...
Aslında o kadar çok şey vardı ki resmi çekilecek... Heryer mis gibi taze sebze - meyve dolu, teyzeler köyden indirmiş bir sürü güzellik, sütler, peynirle, pekmezler, mısır unları hepsi yeni mahsül. Ama hem pazar çok kalabalıktı hem de Ramazan olduğu için kimseyi meşkul etmek istemedim. İnsallah başka zamana... Sevgilerimle...



15 Eylül 2008 Pazartesi

HAFTANIN SONU KARNAVAL GİBİ...

Günaydınnnn. Sonbahar artık tamamen gelmiştir arkadaşlar.Bizde yağmur mevsimine başladık( yazın da çok farlı olmadı ama olsun:-)))

Karşınızda sayın ekmek paparası, ama ekmekden değil pideden yapıldı:-))) iki yumurta,bir bardak süt, dilediğin kadar peynir,baharat,tuz...Ekmekler minik doğranır,karışıma karıştırılır az yağda kızartılır... Çok leziz oluyor pideyle deneyin derim...

Oy oy fasülye diblesi... Arkadaşımın annesi yaptı, çok lezizdi,ellerine sağlık... Ben de yapıyorum dible ama henüz pirinçleri tamamen diri ve fasülyeyi yemyeşil bırakabilme aşamasına gelemedim, pişire pişire öğreneceğiz artık....
Bu arkadaş da tart, ama bu resmi "nasıl tart yapılamaz" diye göstermek için koydum:-((( Sevgili Kibele'nin Vanilya Kremalı Tarçınlı Tart'ını yapmak istemiştim sadece... Ama olmadı :-((( Ben nerde hata yaptım acep, bu ikinci tart denemem ve oy oy çok fena... Tadı yine idare ederdi ama tarifi uygulamama rağmen tart kabardı bi garip bişi oldu, yani olmadı işte, neyse bakalım tekrar deneyeceğim, yılmak yok:-)))
Gelelim tariflerimize efenim... Ben dün akşam misafirlerime şöyle bir menü hazırladım...
Menü;
Tarhana çorbası
Körili Pilav
Patlıcan çanağında köfte ( yalnız bunun dergideki adı böle değildi ama şu an hatırlamıyorum)
Mantar sote
Turşu kavurması
Patates püresi
Bezelye kızartması ( tane)
Havuç salatası

Patlıcan kebabıbının tarifini Sabah Gazetesinin cumartesi günü verdiği Sofra Dergisi ekinden aldım.
Tarifimiz şöyle;
Malzemeler: ( 4 kişi için )
4 adet patlıcan
250 gr. kıyma
Domates
Sivri biber
Baharat,tuz
Yapılışı:
Öncelikle patlıcanlarımızı alacalı soyup tuzlu suda yarım saat bekletiyoruz. Bu sırada köfteyi hazırlıyoruz ( burda tarif vermedim çünkü normal köfte hazırlıyoruz) Patlıcanları alıp üç parmak boyunda kesiyoruz, içlerini oyuyoruz, kızartıp bir kenara alıyoruz. Köftelerimizi de kızartıyoruz. Köfteleri patlıcanların içine yerleştiriyoruz, yanına biber ve domates koyuyoruz. ( ben artan köfteleri de kızartıp tepsinini ortasına koydum ve artan domates ve biberleri de tepsiye dizdim ) İki kaşık salçayı bir bardak suda eritip kebaplarımızın üzerine döküyoruz. İster fırında ister ocakta domates ve biberler pişene kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun...
Patates Püresi için; 4 patatesi haşladım, çatalla ezdim, iki kaşık margarini erittim ( tereyağım kalmamış) , patatesleri ekledim, tuz ve karabiber koydum, bir bardak da süt ekledim ve pişirdim.
Körili pilav...
Salatalık turşum olmuş. Çıkarıp suda beklettim. Bir soğanı piyazlık doğradım az yağda soteledim ve turşuları içine attım, az da karabiber, çok leziz oluyor arkadaşlar, her turşudan yapabilirsiniz, deneyin derim...

Acı mantar ... Bir soğanı soteledim ve mantarları kavurdum,yine az karabiber...
Tatlılar arkadaşlardan:-)))
Soframız...

Resimler çok iyi olmamış arkadaşlar, kusura bakmayın... Bu arada sabah yine pazara uğradım ben ve püsküllü mantar aldım, yarın fotolayıp sizlere göstereceğim. Sevgilerimle...

12 Eylül 2008 Cuma

HALO HOP TEREYAĞLI BALLI EKMEK:-))))

Günaydın arkadaşlar.... Oruç mahmurluğu tüm hızıyla sürerken fırsat bulup dün akşam resim çektim:-) Zira iftar öncesi yemek teşalından, sonrası tokluk rehavetinden birtürlü resim çekemiyordum. Dile kolay değil mi 12 gün geçmiş
( zaman su gibi akıyor geyiği yapmayacağım:-)))
Dün akşam karnıbahar pişirdim. Ben otuzlu yaşlara yaklaşmaya başlayınca ( yazıyla yazınca daha az görünüyor:-))) bünyede bi gariplik oldu. Hayatta sebze yemeyen ben sebze manyağı oldum. Hatta karnıbahar ve pırasa kokusuna dayanamayan ben şimdi bi de kendim pişirip yiyorum:-) Annem benimle gurur duyuyor... Ama çok şey kaçırmışım haketten ne güzel lezzetlermiş, nasıl güzel sebzelermiş (yemeyen çocuklarınıza okutun:-)))


ZEYTİNYAĞLI KARNIBAHAR
Karnıbahar
Havuç
Soğan
Bezelye ( bu yemekte yok ama normalde koyuyorum,çok güzel oluyor)
Soğan
Salça
Soya kıyması
Su, tuz, karabiber
( malzeme miktarı koymadım, ne kadar koymak isterseniz ve kaç kişiye yapacaksanız değişir diye)

Karnıbaharı yıkayıp küçük parçalara ayırdım. Bir soğanı piyazlık doğradım ve az yağ ile soteledim, az domates salçası ekledim ve yuvarlak doğradığım iki küçük havucu da koyarak karıştırdım. Bir kasede soya kıymasını tarifine göre hazırladım ve karışıma ekledim, biraz daha kavurdum ve karnıbaharları ekledim, tuz, karabiber ilave edip karıştırdım ve yemeğin yarısına gelecek şekilde sıcak su koydum. Karnıbaharın pişmesine yakın yarım limon sıktım ve az sıvı yağ gezdirdim üzerine. Afiyet olsun...Pişirirken biraz da ocağa ikram etmişim yemekten:-)))
Eşim kabak tatlısına bayılır, ben de her zaman buzlukta doğranmış kabak bulundururum acil krizler için:-) Kabakları akşamdan yeteri kadar şekere koyuyorum, sabahleyin önce hararetli ateşte kaynatıp, sonra kısık ateşe alıyorum, üzerine fındık, mis mis:-)))
Mantarlı ekmeklerden yine yaptım,deneyin arkadaşlar gerçekten süper bir lezzet...

9 Eylül 2008 Salı

MİKAİL'İN KALBİ DURDU

Mikail'in Kalbi Durdu Ayfer Tunç' un en sevdiğim öykülerinden biri. Mutlaka okuyun derim arkadaşlar,çok etkileyici bir öyküdür.
( Linklere tıkladığınızda yazar hakkında bilgi ve öyküyü bulacaksınız) Sevgilerimle...

7 Eylül 2008 Pazar

YENİ BİR HAFTA...

Günaydın efemmm.... Çok uykum var bu sabah, gece doğru dürüst uyuyamadım, sabah da erkenden kalktım:-( Şimdi gözümü açamıyorum... Sabah işe gelmeden pazara uğradım, köylü teyzeler gelmişti, taze taze herşey, ama Ramazan dolayısıyla fiyatlar biraz yukarı çekilmiş. Karnıbahar ve kabuska ( beyaz pancar ) çıkmış heyooo... Turşu yapma zamanı, çok severim kabuska turşusunu. Kışlık sebzeler yavaş yavaş arz-ı endam ediyorlar.

Hafta sonu güzel geçti, cumartesi akşamı yemekte kardeşimdeydim ( İrem olur kendileri) Ama eşim fotoğraf makinesini unutunca resimleyemedim güzel sofrayı:-( Neyse başka zaman inşallah...
Pazar (dün) akşamı ise erkek kardeşim bendeydi ( Atakan olur kendileri, küçük kardeşim İrfan ise Zonguldak'ta cuma akşamı yolcu ettik onu annemle beraber gittiler:-(
Aşağıdaki mamalar pazar gününden ama önce ben birkaç gün önce yaptığım bu tatlıdan başlamak istiyorum...


KREMŞANTİLİ HALLEY

1 paket krem şanti

(1 bardak soğuk süt)

5 ad. halley

1 paket çikolata sosu

(2.5 bardak süt)

Fındık

Şantiyi tarifine uygun çırpıp buzdolabında bekletiyoruz. Çikolata sosunu hazırlayıp soğumaya bırakıyoruz. Şantiyi dolaptan çıkarıp halleyleri küçük parçalara ayırıp içine katıyoruz, bol fındık (çekilmiş) katıyoruz. Kaselerin içine birer kaşık çikolatasa sosu koyuyoruz, karışımdan ekliyor en üste de çikolata sosu koyup buzdolabında soğutuyoruz.Afiyet olsun...


Bu mamaların tarifini bu ayki Lezzet dergisinden aldım ama dergiyi işyerinde unuttuğum için kendime göre yaptım ( hatırladığım kadarıyla:-) Mutlaka deneyin derim çok leziz oluyo...


MANTARLI EKMEK
6 ad. tost ekmeği ( 3 kişiydik ama keşke daha fazla yapsaydım:-(
1 pk. mantar ( fazla geldi gerisini pidede kullandım)
Rendelenmiş kaşar
Tuz,karabiber

Mantarları yıkayıp rendeliyoruz (rendenin kalın tarafıyla) limonlu suda bekletiyoruz. Tost ekmeklerini tepsiye yerleştiriyoruz, üzerlerine bir fırça yardımıyla yağ sürüyoruz (ben sıvı yağ kullandım) Peyniri rendeliyoruz. Mantarları az yağda tuz ve karabir ekleyerek soteliyoruz. Sonra ekmeklerin üzerini kaplıyoruz, üzerine de kaşar rendesi ekleyip 200 derecede 15 dk. kızartıyoruz. Afiyet olsun...
Not: Orjinal tarifte yumurta da var ama ben eklemedim...Orjinal tarifte; İki yumurta kaşar ve mantar karıştırılıp, baharatlanıp direk ekmeklere sürülüyor, mantar sotelenmiyor.

Bu arkadaş da Giresun'da SAKARCA adıyla bilinen bir bitki. Soğangillerden sanırım, çünkü kökü o şeklide. Yeşil kısmı toprağın üstünde oluyor kazarak çıkarılıyor ama çok derinde değil. Çok lezzetli bir bitki. Buzluğa koymuştum aklıma geldi omlet yapayım dedim. Normalde haşlayıp yapılıyor ama buzluktan çıkardığım için gerek duymadım. Suyunu süzdüm ve küçük parçalara böldüm. Az yağda soteledim, tuz ve karabiber kattım. Çırpılmış yumurtayı ekledim.
KIYMALI PİDE
Biliyorum şekil pek iç açıcı diil ama valla tadı güzeldi:-) Ama sanırım bu hamur pideden çok pizzada kullanılsa daha iyi sonuç verir, çünkü kıtır bir hamur.

HAMUR İÇİN

Yarım kilo un
Bir paket instant maya ( yada 25 gr. yaş maya- yaş maya kullanacaksanız ılık sütte eritiyoruz ve süt kadar su kuyoruz içine hamura eklerken)
125 gr. tereyağı (ben daha az kullandım gerisini sıvı yağ koydum)
2 yumurta sarısı
Ilık su
Tuz

Tereyağını eritip soğumaya bıraktım, unu maya ile beraber eledim, iki yumurta sarısını tuzu ve soğumuş yağı ekledim. Malzemeyi karıştırdım ve yaklaşık bir bardağa yakın su koyarak ( göz kararı, kulak memesi olana kadar ) yoğurdum. İki saat beklemesi gerekiyor ama acelem olduğu için fırını 20 derece civarında ısıtıp hamuru fırına koydum ve bir saate yakın kabarmasını bekledim. Hamur hazır olunca küçük daireler şeklinde açtım. İç malzeme olarak kıyma kullandım, kıymayı az yağda kavurdum, bir domates, iki yeşil biber ve kalan mantarları koydum ( mantarı normalde de ekleme kararı aldım çok yakışıyor),tuz ve karabiber ekledim. Aceleden pideye yumurta ve yağ sürmeyi unutmuşum:-( Unuttuklarım sürülür :-) sonra iç malzeme konur ve önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 20 dk.pişirilir. Afiyet olsun...

Tatlı olarak da irmik helvası yaptım.
FINDIKLI İRMİK HELVASI

Bir miktar margarini ( ne kadar yağ kullanmak istiyorsanız) erittim, çekilmiş bol fındık ve iki su bardağı irmiği yağda kavurdum. Bir başka kapta 4 su bardağı sütte 2 bardak şekeri erittim ve kavrulan irmiğin üzerine döktüm. kısık ateşe alarak pişirdim arada karştırdım.

Dondurmayla servis edince süper oluyor:-)

3 Eylül 2008 Çarşamba

İFTAR DAVETİ...

Dün akşam annem ve kardeşlerim bizde yemekteydi. Önceki yazımda bahsettiğim gibi, kurufasülye, pilav, köfte, patates menüsü yapacaktım ama sanki birden köfteleri fırında yaparsam daha rahat olacağı aklıma geldi.( kızartma işi baya zaman alıyor, bir de çok ağır oluyor) Köfte için; kıymayı bir kaba koydum, üzerine bir yumurta, 7-8 adet sarımsak, ekmek içi, tuz, karabiber, kekik, bol maydonoz koydum ve yoğurdum.

Küp küp doğradığım patatesleri bir tavada kızarttım. Patatesleri tepsiye serdim, üzerine şekillendirdiğim köfteleri koydum ( kimini yassı, kimini yuvarlak yaptım), biberleri tepsinin etrafına dizdim, iki patlıcanı alacalı doğradım ve onları da yerleştirdim, bir küçük kutu mısır konservesi ve bir kutu garnitürü de üzerlerine ilave ettim. Yuvarlak doğradığım domatesleri en üste dizdim, tuz ve kırmızı biber serptim üstlerine, az sıvı yağ gezdirdim ve en son bir kasede sıcak suda erittiğim iki kaşık salçayı üzerlerine döktüm ve 230 derecede köfteler pişene kadar fırınladım.
Soframız, aslında daha iyi resimler vardı ama sildim ben yanlışlıkla.
Üzümler ve incir annemin bahçesinden.

2 Eylül 2008 Salı

İLK İFTARIMIZ...

Günaydın arkadaşlar, sevgili günlük,saygıdeğer müdürüm vs.vs.....
Dün ilk iftarımızı açtık eşimle. İnsan daha bir huzurlu yemek yiyor sanki Ramazanda, daha bir sevinçli, daha bir şükür içinde... Allah kabul etsin, diyip açtık oruçları... İlk günden çok yüklenmeyelim, ve" bıngıl bıngıl olmayalım Ramazandan sonra:-)" diyerek mini bir menü hazırladım... Bizim canımız yine yerde yemek istedi, şöle yayıla yayıla:-)))) ( Bu arada örtünün üstündekiler su damlası, yoksa pis diilimdir hani:-)))
Ezme mercimek çorbası, mısırlı-safranlı pilav, tavuk, salata ve tatlı yaptım. Aslında yazınca bakıyo da insan, fazla bile değil mi? Çünkü bi salata ve çorbayla doyuyoruz aslında, hele bide sıcak pide varsa ,mis mis...
Tavuğu bol soğanlı ve salçalı yaptım. Soğanları jülyen doğrayıp az yağda soteledim, az da şeker ekledim, salçasını koydum ve köri ve baharatla ovduğum tavuk parçalarını içine attım, tavuklar pişince de ocaktan aldım. Pilav ve çorba klasik olduğu için tarif yazmıyorum, herkes biliyor çünkü:-)))
Tatlıyı ise Dr.Oetger Supangle ile yaptım, içine bisküvi kırdım, eşim üstüne de koymak istedi, olur dedim tabi, az da hindistan cevizi. Sütlü tatlılar iftarda daha iyi oluyor,yormuyor insanı.Bu tatlıyı ise bu akşam yemeğe gelecek olan annem ve kardeşlerim için hazırladım. Klasik bi menümüz var. Kuru fasülye( bu arada şeker fasülyesi almıştım ve ıslatıp biraz kaynatayım dedim, düdüklü olmadan hemen eridi fasülyeler,bundan sonra şeker fasülyesine devam:-))) pilav,köfte -patates ve salata tabi...
Dr. Oetger Sakızlı Muhallebiyi tarifteki gibi pişirdim, arasına finger bisküvi koydum, bir kat daha yaptım, arasına tarçın serptim, üstlerine çilekli krem şanti serdim ve çikolata parçası ve hindistancevizi koydum...En üste de meyveli sos...
Bunu dün gece uydurdum, evdeki malzemeye göre:-) Klasik bisküvili pastanın meyveli versiyonu oldu. Meyveli sosu biraz sıcakken döktüğüm için pastanın üstü ebru deseni gibi oldu:-))) Eşim buna Volkan pasta dedi:-)
Üstünü de minik şekerlerle süsledim...Mısır çarşısı gibi oldu pasta,ne ararsan var:-)))

Benim hafif kafam bulanık oluyor oruçken, şimdiden sürçi lisan edersem affola arkadaşlar. Haydi hacı cavcav ben kaçtım,sevgiler...

1 Eylül 2008 Pazartesi

REÇELLERİM,CANIM BENİM:-))))

Ben geçen sene de üzüm reçeli yapmıştım, ama olayı yanlış anlayıp kuru üzümden yapmıştım reçeli.Olsun bayıldım valla kendim yaptım diye demiyorum,çok leziz olmuştu:-) Evde iki kişi olduğumuz için herşeyi az az yapıyorum ki ne bıkalım ne de bayatlasın. O nedenle bu reçelleri de birer kilodan yaptım. Yapım klasik,meyveyi yıka,doğranacağı doğra, birebir ölçü şeker ( ya da şeker sevme oranınıza göre artar azalır)limon suyu. Sonrası kaynat dur. Şeftali ve erik reçeli iyi de önceki yazıda bahsettiğim gibi üzüm reçeli çok koyu oldu. Saolsun arkadaşlar yetişti imdada kurtarma çalışmalarına başlıcam bakalım. Olmazsa Yosuncuğun dediği gibi sular içerim:-)